Alanya Kalesi
Alanya denilince ilk akla gelen yerlerden biri olan Alanya Kalesi, günümüzdeki halini Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad’ın restorasyon emrini vermesiyle alıyor. Selçuklu mimarisinin etkilerinin en iyi görülebildiği yapılardan biri olan kalenin restorasyondan sonra korunmasına oldukça dikkat ediliyor. Bu nedenle de günümüzde en iyi korunan kaleler arasında bulunuyor. Kalenin surlarının uzunluğu 6.5 kilometreyi buluyor. Avluya girdiğinizde göreceğiniz Akdeniz manzarasına hayran kalacaksınız.
Tersane
Alanya’da bulunan Tersane, Sultan Keykubad tarafından inşa ettirilmiş. Karadeniz’de tersane inşa ettirdikten sonra bu tersaneyi yaptırınca Keykubad’a “İki denizin sultanı” unvanı verilmiş. O dönemlerde yapılan korsan saldırılarından ve olumsuz hava şartlarından korunmak için barınak görevi de görmüş. 1960 yılına kadar aktif olarak kullanılmış olan Tersane, günümüzde müze olarak ziyarete açık.
Kızıl Kule
Tersane, liman ve Alanya Kalesi’ni denizden gelebilecek olası düşman saldırılarından korumak için Sultan Keykubad tarafından yaptırılan Kızıl Kule, şehri saldırılardan daha güçlü savunabilmek adına kaynar zift ve kaynar su kullanmak için kulenin çevresi açıklıklarla donatılmış. Toplamda 5 kattan oluşan ve yaklaşık 30 metre yükseklikte olan Kızıl Kule’nin ilk katında etnografya müzesi bulunuyor.
Dim Mağarası ve Dimçayı
1998 yılında ziyarete açılan Dim Mağarası, Türkiye’nin ziyaretçiler tarafından gezilen ikinci mağarası. Yaz ve kış mevsimi fark etmeksizin mağaradaki sıcaklık hep 18 derece. Mağaranın içerisinde bir de göl bulunuyor. İçi bir film sahnesini andıran mağarayı gezdikten sonra Toroslardan doğan Dimçayı’na gidebilirsiniz. Suyu her daim serin olan ve gürül gürül akan Dimçayı’nın kenarında bulunan restoranlarda yemek yiyebilirsiniz.
Alanya Atatürk Evi Müzesi
Mustafa Kemal Atatürk’ün Alanya ziyareti sırasında kaldığı konak 1987 yılında restore edilerek müze haline getirilmiş. Alanya mimarisinin geleneksel özelliklerini taşıyan konağın ilk katında Atatürk’ün kişisel hayatından kesitler görebileceğiniz eşyalar sergileniyor. İkinci katta ise yerlilerin geçmiş dönemlerde ev hayatlarında kullandıkları mobilyalar ve döşemeler görülebilir.
Laertes Antik Kenti
Alanya merkezinin 25 kilometre kadar doğusunda konumlanan Laertes Antik Kenti’nin M.Ö. 7. yüzyıldan kalma olduğu düşünülüyor. Antik kent deniz seviyesinden 800 metre yukarıda yer alsa da bir limana sahip. Antik kent alanında hamam, tiyatro, ev ve tapınaklar da bulunuyor. Bu tapınakların Claudius, Apollon ve Sezar gibi kişiler adına yapıldığı düşünülüyor. Antik kentin bulunduğu alana toplu taşıma olanağı bulunmadığı için araç kiralayarak ulaşabilirsiniz.
Damlataş Mağarası ve Plajı
Farklı farklı renklerde sarkıtlara ve dikitlerin bulunduğu Damlataş Mağarası’nda nem oranı %90 ile %100 civarında. Mağaradaki sabit ısı 22 derece ve karbondioksit oranı oldukça yüksek. Mağaranın radyoaktif derecesi de fazla olduğu için astım ve romatizma gibi hastalıkları olan ziyaretçilere iyi geldiği düşünülüyor. Mağaradan çıktıktan sonra önündeki Damlataş Plajı’ndan denize girebilirsiniz. Mavi Bayrak ödüllü plajın masmavi denizinde keyifle yüzebilirsiniz.
Free Support! 7/24